Erdoğan'dan karşı salvo: Gelin başörtüsü çözümünü Anayasa düzeyinde sağlayalım

AK Parti Grup Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP'nin Meclis'e sunduğu 'başörtüsü teklifi'ne tepki gösterdi. ''CHP Genel Başkanı, bizim ömrümüzü verdiğimiz mücadele ile ilgili güya günah çıkartıyor'' diyen Erdoğan, şu an Türkiye'de böyle bir meselenin olmadığını söyledi. Erdoğan, CHP'nin başörtüsü yasa önerisine karşılık, 'Gelin bu meseleyi yasayla değil anayasal düzeyde çözelim' dedi.

PAYLAŞ
Politik Adam - bucel

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’ten dün merak uyandıran bir açıklama gelmişti. Çelik, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün Meclis’te yapacağı grup konuşmasının, tarihi bir mücadelenin yeni bir aşaması olacağını söyleyerek, herkesi ekran başına davet etmişti. AK Partili Çelik'in açıklamasının ardından gözler Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına çevrildi.

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çok merak edilen açıklamalarından önemli satırbaşları:

Son yasama yılına girdiğimiz TBMM'de komisyon ve genel kurul faaliyetlerinde sizlere Rabbim'den muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Unutmayınız bir sahayı ne kadar sıkı tutarsak milletimizin özellikle yalanları ve çarpıtmalarıyla yanlış yönlendirmek isteyenlerin gayretleri o derece akamete uğrayacaktır.

Ekim ayıyla birlikte 2023’e doğru şehir buluşmaları başlığı altında milletimizle yeni bir buluşma programı başlattık. Bir yandan Ankara'daki çalışmaları yürütecek, bir yandan da ilçe ilçe tüm şehirlerimize giderek milletimizle buluşacağız. Amacımız milleti seçimden seçime hatırlayanlarla aramızdaki farkı göstermektir. Biz kendi halimize bakacağız, kendi işimize bakacağız. Birileri ülkenin ve milletin geleceğini, imkanlarını, menfaatlerini düşünmeden 'dün öyle bugün böyle' diyerek iki yüzlü tavırlar sergileyebilir. Ama bizim milletimize ne aldatanlardan ne aldananlardan olmama sözümüz var. Ağzımızdan çıkan her şeyi ölçüp biçerek ifade etme mecburiyetimiz bulunuyor.

MUHALEFETİN SEÇİM ÖNCESİ SÖYLEDİKLERİ İLE SEÇİM SONRASI YAPTIKLARI ARASINDAKİ DEVASA UÇURUMLARI BELEDİYELERDE GÖRDÜK

Muhalefetin seçim öncesi söyledikleri ile seçim sonrası yaptıkları arasındaki devasa uçurumları belediyelerde gördük. Meydanlarda millete vadettikleri hiçbir sözün arkasında duramadılar. Hatta ne dedilerse tam tersini yaptılar. Buna rağmen kendilerine ait olmayan işleri sahiplenerek gezebiliyorlar. Yalan bunlarda. Şimdi aynı sinsi taktiği önümüzdeki seçimlerde kullanmak için hazırlıklarını yaptıklarından şüpheniz olmasın. Gençlerimizin de dünyayı tanıyan birikimleri ve ellerinin altındaki zengin iletişim imkanlarının sağlandığı, geniş ufukla bu bayat oyunu kolayca çözebileceklerinden şüphe duymuyorum.

BAZI GERÇEKLERİ PAYLAŞACAĞIM

Tüm bu fotoğraf içerisinde milletimizin önüne yeni bir vizyonla, yeni bir programla, yeni projelerle çıkan, çıkabilen böyle bir niyete ve gayrete sahip tek partiyiz, tek ittifakız. Bugün ekranları başında bizi heyecanla milletimiz dinliyor. Bazı gerçekleri paylaşacağım. İnşallah seçim programı ilerledikçe, vizyonlarımızı, programlarımızı, projelerimizi daha ayrıntılı bir şekilde milletimizle paylaşacağız. Seçimlere kadar önümüzde yaklaşık 8 aylık bir vakit var. Meclisin seçim takviminin başlamasıyla çalışmalarına ara vereceğini düşündüğümüzde geriye 5-6 aylık bir yasama süresi geliyor. Cumhur İttifakı'ndaki ortağımız MHP ile birlikte Komisyonlar'da ve Genel Kurul'da sıkı bir mesai ile gündemimizdeki tüm düzenlemeleri yasalaştıracağınıza inanıyorum.

BU SEÇİMLERİN MOTTOSU: TÜRKİYE YÜZYILI

15 Haziran'dan bugüne yurtiçinde ve yurtdışında katıldığımız programla ülkemize hizmet etmeyi sürdürdük. Milletimize söz verdiğimiz şekilde büyük ve güçlü Türkiye'yi tuğla tuğla örüyor, emek emek yükseltiyoruz. Önümüzdeki dönemde de Türkiye yüzyılını yine milletimizle beraber inşa edeceğiz. Bu seçimlerin mottosu: Türkiye yüzyılı, bununla çalışacağız. Birilerine bakıyorsunuz toplanıp toplanıp dağılıyorlar, bırakın milletimize bir faydalarının dokunmasını kendi meselelerini bile çözemiyorlar. Biz ise tüm vaktimizi evlatlarımıza daha büyük bir Türkiye bırakmaya haslediyoruz.

HEVESLERİNİ KURSAKLARINDA BIRAKACAKLARI ADIMLARIMIZI ATMAYI SÜRDÜRÜYORUZ

Malum zat bir zamanlar SSK'nın genel müdürlüğünü yaptı. Bunları milletimize anlatın, ne yaptı bu adam diye bir sorun. Onun döneminde hastane odaları pislikten geçilmiyordu. Hastalarımız kan revan içinde kalıyordu. Rehine alma dönemi vardı. Hastalar ölüyor ve rehine alınıyorlardı. Ey Bay Kemal senin gidecek yerin var mı ya? Bütün umudunu ekonomideki sıkıntılara, özellikle enflasyona bağlayanların heveslerini kursaklarında bırakacakları adımlarımızı atmayı sürdürüyoruz. Türkiye bir süredir çok ciddi sınamalarından geçmektedir. Milletimizin hayatına yansıyan olumsuzlukları var mıdır? Vardır. Sorunların çözümü mümkün müdür, mümkündür. Türkiye'de bu çözümü sağlayan yürütme temsilcisi biz, tek parti AK Parti, tek ittifak Cumhur İttifakı mıdır? Evet öyledir.

YILBAŞINDAN SONRA ÜLKEMİZDE GÜZEL BİR HAVANIN ESMESİNİ SAĞLAYACAĞIZ

Türkiye Ekonomi Programımız ilk gündeme geldiğinde kurduğumuz denkleme birileri kendi aklınca bıyık altından gülmüşlerdi. Ülkemizi büyütecek adımları birer birer attık. Bu musibeti daha büyük bir dönüşümün vesilesi haline getirdik. Salgın oldu üretime ara vermedik, savaş çıktı ihracatta gaza basmaktan vazgeçmedik. Bu yılın ilk yarısında yüzde 7.5 oranındaki büyüme oranları ile dünyada ilk sıralarda yer aldık. Pek çok yerde resesyon yaşanırken uluslar arası kuruluşlar ülkemiz ile ilgili büyüme tahmini yükseltiyor. İstihdamda tarihimizin en büyük rakamı olan 31 milyona dayandık. Bu ayın sonunda ülkemizin ilk yerli otomobili TOGG'un banttan çıkış törenine katılıyoruz. Finans, sanayi, hizmetler sektöründe uluslar arası yatırımcıların yoğun ilgisi ile karşı karşıyayız. İnşallah yılbaşından sonra çalışanların ücretlerinde yapacağımız artışlarla ülkemizde güzel bir havanın esmesini sağlayacağız.

DÜN AÇIKLADIĞI KANUN TEKLİFİ İLE ÖNCEKİ AKŞAM ATIP TUTTUKLARI ARASINDA DAĞLAR KADAR FARK VAR

Birilerinin buram buram sinsilik kokan oyunlar peşinde koştuğunu görüyoruz. Önceki akşam geç saatlerde CHP Genel Başkanı bizim ömrümüzü verdiğimiz mücadele neticesinde adım adım çözdüğümüz başörtüsü meselesi ile ilgili güya günah çıkartıyor, güya yeni bir teklif getiriyor. Dün açıkladığı kanun teklifi ile önceki akşam atıp tuttukları arasında dağlar kadar fark var. Ama yine de biz söz üzerinde gidelim. İstiyorum ki milletimizi bu noktada aydınlatalım. Doğrusu bu zatın niye böyle bir teklifle ortaya çıktığını anlamakta zorlandık. Biz bir dönem zulüm düzeyine varan bu konuyu her alanda ülke gündeminden çıkardık. Ülkemizde şu anda kamuda veya özel sektörde çalışan hakiminden savcısına tüm hanım kardeşlerimizle ilgili böyle bir mesele var mı? Hayır. Türkiye bir dönem Meclis'e başörtüsü ile girdiği için kürsüden, ey CHP senin düşünce baban, kürsüden haddi bildirilmeye davet edilen milletvekilleri görmüştü. Siz de bunları alkışlamıştınız. Doğru ol be... Yanına bir iki tane başörtülü bayanı alıp onlara rozet takmakla bu işi çözebileceğini mi sanıyorsun. Dürüst ol dürüst. Adam gibi dürüst ol. İstismar siyaset yaparak milletin karşısına çıkma.

BUGÜN TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİNDE BAŞÖRTÜSÜ DİYE BİR MESELE ARTIK KALMAMIŞTIR

Bugün Türkiye'nin gündeminde başörtüsü diye bir mesele verdiğimiz mücadele ve yaptığımız düzenlemeler sayesinde artık kalmamıştır. Geçmişte başörtüsü diye utanç verici bir mesele yaşanmısşa bunun sebebi CHP zihniyetidir, CHP faşizmidir. İşin esasına bakılacak olursa genelde kılık kıyafet, özelde de başörtüsü meselesi ne yasa ne de anayasa konusu olmaması gereken tabii bir haktır. Nasıl başı açık bir hanım kardeşimizin hayatın her alanında var olabilmesi için yasa yada anayasa düzenlemesi gerkemiyorsa aynı durum başörtülü kardeşlerimiz için de geçerlidir. Ülkemizde milletimizin dinine düşman olan CHP faşizmi geçmişte önümüzde böyle bir sorun çıkarmıştır. Zorlama yorumlarla ülkemiz bu tartışmaların içine sokulmuş, insanlarımız mağdur edilmişti. Üniversitelerde bir günde uygulama değiştiren mekanizmayı perde gerisinden işleten hep CHP zihniyetidir. Şimdi de milletimizin başörtüsü hassasiyetini istismarın peşindedir. 2008'de biz MHP ile Meclis'te başörtüsü tartışmasını kökten çözecek anayasa değişikliği yaptık. Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç olmamasına rağmen CHP faşizmini dizginlemek için yaptığımızın altını çiziyorum. Kararlar iptal edilmeseydi Türkiye başörtüsü tartışmasını o zamanlar gündeminden çıkarmış olacaktı. Bu değişikliği büyük bir keyifle AYM'ye götüren kimdi biliyor musunuz? Bizzat Kılıçdaroğlu'nun ta kendisiydi. İşte imzası. Kılıçdaroğlu dürüst ol dürüst.

Dönemin YÖK Başkanı hakkında 'başörtüsünü yasağını kaldırın' dediği için görevini kötüye kullanma iddiasıyla dava açanların başında da Kılıçdaroğlu geliyordu. İşte imzası... Kılıçdaroğlu belge ile konuşuyorum. Senin imzalarınla konuşuyorum. Şimdi yanına bir kaç tane başörtülü kardeşimizi yanına alıyor, resim çektiriyorsun, bu milleti aldatmaya gayret gösteriyorsun. Benim kızların bu işin mağduriyetini çekti. Neden? Kızlarımın bir tanesini üstelik de İmam Hatip'te İstanbul'da okutamadım. Oradaki yönetim sıkıntı idi. Türkiye'nin başka bir iline göndermek suretiyle oradaki okulda kızım İmam Hatip okulunu tamamladı. Çilesini ben çektim. Anneleri günlerce, aylarca nöbet tuttular. Şimdi kanunlarla bu işi halledelim diyorsun. Sabırlı ol.

Ülkemizin pek çok kazanımından haberdar olmadıkları gibi bu meseleyi de geriden takip ediyorlar. Tüm engelleri onlara rağmen aştık. Kürt meselesi diye ülkemize giydirilmeye çalışılan deli gömleğinden onlara rağmen kurtulduk. Bizim Kürt meselesi diye bir sorunumuz yok ki. Kabinede Kürt arkadaşım var. Sende bu noktada dert çok. Dürüst değilsin. Akşam yalan, sabah yalan. Terör örgütünün temsilcileri ile Ankara'dan İstanbul'a dirsek dirseğe yürüdü. Haydi buna da yalan de.

ALEVİLERLE İLGİLİ YENİ ADIM ATACAĞIZ

İnşallah Cuma günü Alevi kardeşlerimiz için yeni bir çalışmanın adımını atacağız.Bunların hastalıklı bir saplantı olan faşizmlerini her devirde boyayarak yapmak istedikleri kendi gizli iktidarlarını sürdürmektir. CHP faşizmi, yoksulluktan, geri kalmışlıktan beslenir. Senin üst düzey yöneticilerin üniversitelerde ikna odaları kurmadılar mı? Kılıçdaroğlu'nun son teklifini de bu anlamda bir taktik adım olarak görüyorum. Aklına bir gece vakti kendisinin bez parçası dediği başörtüsü gelmiş. Moderatör çul diyor, sen de bez parçası diyorsun. Kanun teklifi ile sundukları metin arzu edilen şekilde çözmekten uzaktır. Kötü niyetli yorumlar eliyle yeni yasakların dayanağı haline gelebilir.

BAŞÖRTÜSÜ İÇİN ANAYASAL DÜZENLEME TEKLİFİ

Biz daha öte bir teklifle mukabele edelim. Eğer dürüstsen, samimiysen, temel bir insan hakkı olan başörtüsü meselesini ülkenin gündeminden kati şekilde çıkarmakta kararlıysan, gelin çözümü yasa değil anayasa düzeyinde sağlayalım.

HABERİ PAYLAŞ:
BUNLARA DA BAKIN