- Haberler
- Reel Politik
- TİM Başkanı Gültepe: Enflasyonla mücadelede kilitlendik
TİM Başkanı Gültepe: Enflasyonla mücadelede kilitlendik
Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mustafa Gültepe, artan işçilik ve ham madde maliyetleri ile kur-enflasyon farkının Türkiye'yi pahalı bir üretim merkezi haline getirdiğini belirterek, hazır giyim ve tekstilde üretimin Mısır gibi ülkelere kaydığını, istihdamın da yüzde 30'dan fazla daraldığını açıkladı. Enflasyonla mücadelede mevcut politikanın kilitlendiğini savunan Gültepe, üretim ve ihracatı destekleyecek yeni adımlar için çağrı yaptı.
Türkiye'nin istihdamda en önemli sektörü tekstil, ham madde ve istihdam maliyetlerinin, karlılığı ve yeni yatırımları engellemesi ile dar boğaza girerken üretim de Mısır'a kaydı.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe de Türkiye'nin artık pahalı bir ülke olduğunu belirterek sanayinin Anadolu'ya yayılmasının nüfus artış hızındaki yavaşlamayı da çözeceğine işaret etti.
Türkiye Gazetesi'ne konuşan Gültepe, pandemi döneminde alınan hızlı kararlar sayesinde Türkiye'nin Avrupa için önemli bir tedarik merkezi haline geldiğini, ihracatın yüzde 30 artarak 21 milyar dolara ulaştığını belirtti. Ancak son 2-3 yılda büyümenin yüzde 2-4 aralığında kaldığını, oysa hazır giyimde 30 milyar doların, tekstille birlikte toplamda 50 milyar doların hedeflendiğini ifade etti.
Son dört yılda asgari ücretin yüzde 560, enflasyonun yüzde 367 arttığını, buna karşılık doların yüzde 217, euronun yüzde 228 yükseldiğini vurgulayan TİM Başkanı, enflasyon ile kur arasında oluşan yaklaşık 150 puanlık farkın maliyetleri artırdığını ve Türkiye'yi pahalı bir üretim merkezi haline getirdiğini söyledi. Artan maliyetlerin ihracat fiyatlarına tam yansıtılamadığını, bu nedenle bazı firmaların üretimi başka ülkelere kaydırdığını, bazılarının küçüldüğünü ya da kapandığını aktardı. İstihdamın yüzde 30'dan fazlasının kaybedildiğini belirterek, emek yoğun sektörler için acil destek çağrısı yaptı.
Gültepe, ihracat fiyatlarının her altı ayda bir döviz bazında yeniden konuşulduğunu ancak artan maliyetler nedeniyle talep edilen küçük fiyat artışlarının bile kabul edilmediğini söyledi. Bunun sonucunda siparişlerin başka ülkelere kaydığını, bazı firmaların üretimi Mısır başta olmak üzere yurt dışına taşıdığını belirtti.
'Üretim üssü Mısır, mutfak Türkiye'
Verimlilik farkının abartıldığı kadar yüksek olmadığını, Türkiye'de yüzde 75-80 olan oranın Mısır'da yaklaşık yüzde 55-60 seviyesinde bulunduğunu ifade eden Gültepe, üretimin Tunus ve Cezayir'e de yöneldiğini belirterek, "Yatırımlar buralara kayıyor. Çünkü bunu yapmazsa Türkiye'de rekabet şansı yok. Üretim tamam ama biz Türkiye'de tasarım yapacağız, teknolojiyi kullanacağız, orayı da üretim üssü olarak kullanacağız. Yani mutfak Türkiye" dedi.
Hızlı sanayisizleşme uyarısı
Mustafa Gültepe, yapay zeka ve teknolojik dönüşümün kaçınılmaz olduğunu ancak özellikle hazır giyimde beklenenden daha hızlı bir daralma yaşandığını, sektörün gücünü en az 10 yıl daha artırarak sürdüreceğini öngördüklerini ancak sürecin hızlandığını ifade etti. Hazır giyim küçülürken tekstilin de etkilendiğini, buna karşın yurt dışına taşınan üretimin ham maddesinin büyük ölçüde Türkiye'den sağlandığını belirtti.
Kalıcı çözüm önerisi
Gültepe çözüm için sanayinin planlı şekilde Anadolu'ya yayılması gerektiğini belirtirken, İstanbul'da kalması gereken sektörlerin korunacağını, ancak üretimin dengeli dağılmasıyla hem ekonomik hem sosyal fayda sağlanacağını ifade etti. Bu modelin istihdamı destekleyeceğini, yaşam maliyetini dengeleyeceğini ve refah artışına katkı sunacağını söyledi.
Yurt dışı yüzde 20 daha ucuz
Hazır giyim sektöründe maliyet farkının da hızla açıldığını belirten Gültepe, Türkiye'nin yüzde 50-60 oranında pahalı hale geldiğini söyledi. Geçmişte bu farkın yüzde 20 seviyesinde olduğunu hatırlatan Gültepe, bazı Avrupa ülkelerinde aynı ürünlerin Türkiye'den daha düşük fiyatla satıldığını ifade etti. Yurt dışında satın aldığı bir montun Türkiye fiyatından yüzde 20-30 daha ucuz olduğunu aktardı.
Enflasyonun önemli kısmı beklentilerden kaynaklanıyor
Üç yıldır uygulanan yüksek faiz-düşük kur politikasının istenen sonucu vermediğini savunan Gültepe, kur artışının yüzde 20'lerde kalmasına karşın enflasyonun yüzde 30 seviyelerinde gerçekleştiğini söyledi. Artan işçilik, ham madde ve diğer maliyetlerin üreticiyi zorladığını belirtti. Enflasyonla mücadelenin yalnızca para politikasıyla yürütülemeyeceğini vurgulayan, beklentilerin ve satın alma davranışının fiyatlar üzerinde güçlü etkisi olduğunu dile getiren Gültepe şunları söyledi:
"Enflasyonun düşmesi için talebin düşmesi lazım ama faizin bu kadar yüksek olduğu bir yerde de talep düşmez. Yani yüzde 37, yüzde 40 net faiz kazanan, yüzde 20 artmış olan doları alıyor. Yüzde 20'yi harcıyor. 'Haydan gelen huya gider' misali, faizden geleni kolayca harcıyor.
Enflasyonla mücadele bir noktada kilitlendi
Enflasyonla mücadele programında 3 yıldır gelinen nokta yüzde 30. Artık farklı şeyler yapmak gerek diye düşünüyorum. Aynı şeyi yaparak farklı sonuç elde edemeyiz. Bir noktada kilitlendi. Burada hem üretimi artıracak hem ihracatı artıracak yeni hamleler yapılmalı."
Yüksek faizin talebi beklenen ölçüde düşürmediğini kaydeden Gültepe, faiz geliri elde eden kesimin harcamaya devam ettiğini, buna karşılık üreticinin finansman maliyetleri ve rekabet baskısı altında kaldığını söyledi. Mevcut programla enflasyonda kalıcı düşüş sağlanamadığını belirten Gültepe, üretim ve ihracatı destekleyecek yeni adımlar atılması gerektiğini ifade etti.