Şeriat Kararı: Dinen Haram

Dünya Müslüman Âlimler Birliği ve İslâm Âlimleri Vakfı'nın İstanbul'da düzenlediği 'İslami ve İnsani Bir Sorumluluk: Gazze' başlıklı konferans, 50 farklı ülkeden 200'e yakın İslam alimini bir araya getirdi. Sekiz gün süren yoğun müzakereler sonucunda yayımlanan 'İstanbul Bildirisi,' Gazze'deki duruma ilişkin uluslararası ilişkilerden bireysel sorumluluklara kadar uzanan bir dizi radikal karar içeriyor.

Siyasi ve Ekonomik İlişkiler Derhal Kesilmeli

Bildirinin en dikkat çekici maddesi, İslam ülkelerine yapılan net ve kesin çağrı oldu. Katılımcılar, İsrail ile olan tüm siyasi, ekonomik ve askeri ilişkilerin derhal kesilmesi gerektiğini vurguladı. Bu kararın ardında, İsrail'in Gazze'deki operasyonlarının uluslararası hukuku ihlal ettiğine dair yaygın kanaat yatıyor. Metinde, İsrail'i doğrudan veya dolaylı olarak destekleyen şirketlerle iş birliği yapmanın "dinen haram" olduğu belirtilerek, ticari ve finansal bir boykotun dini bir vecibe haline getirildiği görüldü. Alimler ayrıca, mevcut Filistin Yönetimi de dahil olmak üzere, İsrail'le her türlü güvenlik koordinasyonunun sona erdirilmesini talep etti ve bu tür iş birliklerini "suç" olarak nitelendirdi.

Direniş Hakkı ve Küresel Hukuki Adımlar

Konferans, Filistin halkının "silahlı direniş dahil olmak üzere tüm meşru direniş yollarına" sahip olduğunu açıkça vurgulayarak, bu konudaki tartışmalara da bir nokta koydu. Alimler, Filistin direnişini silahsızlandırmaya yönelik her türlü girişime karşı olduklarını belirtti. Bu duruş, bölgedeki birçok siyasi liderin diplomatik çözüm arayışlarından daha sert bir tavrı temsil ediyor.

Hukuki alanda da önemli kararlar alındı. Bildiride, Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi kararlarının uygulanması ve İslam ülkelerinin kendi sınırları içinde savaş suçlularına yönelik ceza mahkemeleri kurması gerektiği ifade edildi. Bu maddeler, uluslararası sistemin mevcut durum karşısındaki yetersizliğini vurgulayan ve alternatif bir hukuki mekanizma oluşturmayı amaçlayan bir adım olarak değerlendirildi.

Mali Seferberlik ve "Kudüs İttifakı"

Konferansın en somut çıktılarından biri de finansal seferberlik çağrısı oldu. İş dünyası ve zengin bireylerden, yıllık karlarının en az yüzde 2'sini Gazze'deki yardım çalışmalarına tahsis etmeleri istendi. Aynı zamanda, gelecek yıl verilecek zekatların en az yüzde 50'sinin Gazze halkına ulaştırılması kararı alındı. Bu kararlar, insani yardımın sürekliliğini sağlamayı ve direniş ekonomisini desteklemeyi amaçlıyor.

Bildiride, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın daha önce ortaya attığı "Kudüs İttifakı" fikrine de özel bir vurgu yapıldı. Küresel bir hukuki ve parlamenter ittifakın kurulması çağrısı, Filistin davasına uluslararası arenada daha güçlü ve organize bir destek sağlamayı hedefliyor. Konferansın sonuçlarının takibi için devlet başkanlarıyla temas kuracak sürekli bir komite oluşturulması kararı da, alınan kararların sadece kağıt üzerinde kalmamasını sağlayacak somut bir adım olarak öne çıkıyor.

Konferansın kapanışında, Ayasofya'dan Gazze halkına birlik mesajı gönderilirken, Türkiye hükümetine ve Türk halkına destekleri için teşekkür edildi. Bu mesajlar, Gazze'deki insani krizin sadece siyasi değil, aynı zamanda dini ve küresel bir sorumluluk olarak ele alındığını gösteriyor.

Bakmadan Geçme

Politik Adam - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!