- Haberler
- Pol-Analiz
- ABD Aklama Derdinde... 'YPG Artık PKK ile İlişkili Değil, Amerikan Müttefiki!'
ABD Aklama Derdinde... 'YPG Artık PKK ile İlişkili Değil, Amerikan Müttefiki!'
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın son röportajı, Washington ve Ankara arasındaki ipleri germe potansiyeli taşıyor. Barrack, 'YPG artık PKK ile ilişkili değil, Amerikan müttefikidir' diyerek, Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü bir gruba ABD'nin verdiği desteği resmi ağızdan yeniden teyit etti. Bu açıklama, iki müttefik ülke arasında yıllardır süren gerilimi tırmandıracak nitelikte.
ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Ortadoğu politikalarına ilişkin yaptığı açıklamalarla diplomasi dünyasında yeni bir tartışma başlattı. X kullanıcısı Mario Nevfel'e verdiği röportajda Barrack, ABD'nin Türkiye ve Kürt gruplarıyla olan ilişkilerini ele aldı ve özellikle YPG hakkındaki sözleriyle dikkatleri üzerine çekti.
Barrack'ın, "YPG artık PKK ile ilişkili değil, Amerikan müttefikidir" şeklindeki ifadeleri, Ankara'nın uzun süredir dile getirdiği endişeleri bir kez daha su yüzüne çıkardı.
Washington'ın İki Yüzlü Siyaseti: Bir Tarafta "Dost", Diğer Tarafta "Müttefikin Teröristi"
Barrack, röportajında Türkiye'yi "NATO'ya ABD'den sonra en büyük katkıyı yapan sağlam bir dost ve müttefik" olarak tanımlarken, aynı zamanda Ankara'nın en büyük güvenlik endişesi olan YPG'ye açık destek verdi. Bu çelişkili duruş, ABD'nin bölgedeki karmaşık ve çok yönlü politikasını bir kez daha gözler önüne serdi. Barrack'ın, YPG'nin kökeninin PKK'ye dayandığını itiraf etmesi ancak "artık ilişkili olmadıklarını" savunması, Türkiye'deki birçok kesim tarafından diplomatik bir bahane olarak değerlendiriliyor.
Türkiye ve Kürt Grupları Arasında 'Gizli Diyalog' İddiası
Barrack'ın sözleri arasında en çok yankı uyandıran detaylardan biri, Türkiye ile Kürt grupları arasında yürütülen "gizli diyalog" oldu. ABD'li temsilci, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan ve dönemin Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın'ın, Suriye'deki YPG'yi temsil eden Mazlum Abdi ile görüştüğünü iddia etti. Bu bilgi, Türkiye'nin uzun süredir reddettiği bir ilişkiyi gündeme getirerek, Ankara'yı zor durumda bıraktı. Barrack'ın "Daha fazla diyaloğa ihtiyacımız var" çağrısı ise, Washington'ın bu gizli görüşmeleri teşvik ettiğini gösteriyor.
Türkiye ve Kürt Grupları: Çelişkili Bir Yaklaşım
Röportajda Türkiye'yi "ABD'nin her konuda sağlam bir dostu ve müttefiki" olarak nitelendiren Barrack, Türkiye'nin NATO'ya en büyük katkıyı yapan ikinci ülke olduğunu vurguladı. Ancak, bu olumlu ifadelerin yanı sıra, Türkiye'nin terör örgütü olarak gördüğü YPG'ye yönelik sözleri, Washington'ın bu konudaki karmaşık duruşunu gözler önüne serdi. Barrack, "PKK ile ilişkili olmayan başka bir örgüt var: DSG ve YPG. Bunlar IŞİD karşıtı kampanyada bizim müttefiklerimiz oldu. Onların kökeni PKK'ye dayanıyordu" diyerek, ABD'nin YPG'yi PKK'den ayrıştırma çabasına devam ettiğini gösterdi.
"Üç Harflilerden Nefret Ediyorlar" ve Suriye'de Yeni Dönem
Suriye'deki duruma ilişkin değerlendirmelerinde "Her üç harfli kısaltma şu anda benden nefret ediyor" diyerek YPG, PKK gibi örgütlere atıfta bulunan Barrack, bu tür kısaltmalardan uzak durduğunu ve "dört harfli kısaltmaları" kucaklamaya çalıştığını söyledi. Barrack'ın bu açıklaması, Suriye'deki çok katmanlı ve karmaşık ilişkiler ağını mizahi bir dille özetliyor.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed El Şara ile ilgili izlenimlerini paylaşan Barrack, "Ona güveniyorum. Ona inanıyorum" diyerek, ABD'nin "rejim değişikliği" peşinde olmadığını ve El Şara'nın bölgesel istikrarı sağlamada önemli bir rol oynayabileceğini savundu. Barrack'a göre, Suriye'nin temel sorunu, Dürziler, Kürtler ve Aleviler gibi farklı taleplere sahip grupların bir arada yaşamasını zorlaştıran iç dinamikler.