• Haberler
  • Pol-Analiz
  • Yalçın Topçu Balkanların Soylu Direniş Hareketi Yücel Teşkilatını Unutmadı

Yalçın Topçu Balkanların Soylu Direniş Hareketi Yücel Teşkilatını Unutmadı

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Balkan Türklerinin varlık mücadelesinde sembolleşen Yücel Teşkilatı'nın şehadet yıldönümünde çarpıcı bir analiz kaleme aldı. Topçu, 1948'de kurşuna dizilen kahramanların mirasının bugün Türkiye'nin güçlü duruşuyla yaşadığını vurguladı.

Balkan faciasından doğan bir direniş

Türk milletinin medeniyet coğrafyası olan Balkanlar, 1912-1913 yıllarında yaşanan "Balkan Faciası" ile derin bir sarsıntı yaşadı. Yüz binlerce insanın hayatını kaybettiği ve Anadolu’ya zorunlu göçlerin başladığı bu süreç, Türk varlığını azınlık konumuna düşürdü. Ancak bu sistematik yok oluş sürecine karşı, milli ve dini kimliğini korumak isteyen aydınlar, Şuayb Aziz Efendi öncülüğünde Üsküp merkezli "Yücel Teşkilatı"nı kurarak unutulmaz bir sivil direniş başlattı.

Türkçe eğitim ve kültürel uyanış hamlesi

Yücelciler, Balkanlar’da Türk kimliğini korumayı ve toplumsal hafızayı canlı tutmayı hedefledi. 1944 yılında ilk Türkçe gazete olan Birlik’i çıkaran teşkilat, Üsküp Radyosu’nda ilk Türkçe yayınları gerçekleştirerek tarihi bir ilke imza attı. Tefeyyüz İlkokulu’nun açılması ve yetiştirilen Türkçe öğretmenleri sayesinde, Makedonya genelinde bir kimlik bilinci dalga dalga yayıldı.

Topçu: "Türklük için gerekirse canımı veririm diye yemin ettiler"

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, teşkilat mensuplarının fedakârlığını şu sözlerle dile getirdi:

"Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti menfaatleri için gerekirse canımı veririm diyerek yemin eden Yücelciler, idama yürürken dahi 'Milletimizin kurbanıyız' ve 'Yaşasın Türkiye' sözleriyle tarihe geçmişlerdir. Bu kahramanlar, Balkanlar’da Türk kimliğini korumayı ve toplumsal hafızayı canlı tutmayı temel amaç edinmişlerdir."

Tito rejiminin baskısı ve 1948 idamları

Türk azınlığın bu örgütlü başarısı, dönemin komünist Tito rejimi tarafından bir tehdit olarak görüldü. 1947’de başlayan sistematik takibatlar, işkenceler ve tutuklamalarla devam etti. 19 Ocak 1948’de yapılan göstermelik yargılamalar sonucunda; Şuayb Aziz İshak, Ali Abdurrahman Ali, Nazmi Ömer Yakup ve Ali Adem Ali idama mahkûm edildi. 27 Şubat 1948’de kurşuna dizilen bu kahramanların mezar yerleri bugün bile gizemini koruyor.

İade-i itibar ve Türkiye’nin güçlü desteği

Yalçın Topçu, Kuzey Makedonya Devleti’nin bugüne kadar Yücel Teşkilatı mensuplarına yönelik bir iade-i itibar süreci başlatmamasını eleştirdi. Ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın (YTB) yürüttüğü çalışmalarla bu kahramanların davasının yeniden dünya gündemine taşındığını belirtti.

Şehitlere rahmet ve Erbakan Hoca’ya vefa

Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Yalçın Topçu, 27 Şubat tarihinin Türk-İslam dünyası için bir vefa günü olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“27 Şubat 1948’de şehid edilen Yücelciler’i, 2020’de İdlib’de şehid olan Mehmetçiklerimizi, Gazze’den Doğu Türkistan’a kadar tüm mazlum coğrafyaların şehidlerini ve 27 Şubat 2011’de vefat eden 54. Hükümet Başbakanımız Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı rahmetle anıyoruz. Türk-İslam dünyasının tüm şehidlerini unutmayacağız ve unutturmayacağız.”

Bakmadan Geçme

Politik Adam - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!