• Haberler
  • Pol-Analiz
  • MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Gazeteci-Yazar Fehmi Çalmuk, Türkiye'nin karanlık 90'lı yıllarına ait en büyük sır perdelerinden birini daha aralıyor. Eski Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Prof. Dr. Beşir Atalay'ın yönettiği 'Tarihe Tanıklık' oturumunda dile getirilen ama bugüne kadar hiçbir yerde yayınlanmamış şok itiraflar, politikadam.com farkıyla gündeme bomba gibi düşüyor. Eski AK Parti Milletvekili İhsan Arslan ve dönemin sembol ismi Yılmaz Ensaroğlu'nun ağzından Hizbullah'ın kanlı infazları, açılmayan cenazeler ve siyaset-örgüt kıskacında ölümle burun buruna gelen insan hakları savunucularının gizli kalmış öyküsü…

Youtube Kanalı
Youtube Kanalı
Abone Ol
MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Haberin Özeti

  • Gazeteci Fehmi Çalmuk, Prof. Dr. Beşir Atalay’ın oturumunda, eski AK Parti Milletvekili İhsan Arslan'ın 90'lı yıllara ait şok itiraflarını gün yüzüne çıkardı.
  • MAZLUMDER Kurucu Başkanı İhsan Arslan, 90'lı yıllarda Hizbullah'ın "Menzil" ve "İlim" grupları arasındaki çatışmayı Diyarbakır'da arabuluculukla sonlandırma mücadelesini anlattı.
  • Arslan, Hizbullah'ın iç çatışmasını kamuoyuna duyurmaya başlayınca "Seni domuz bağıyla öldürürüz!" şeklinde ölüm tehdidi aldığını ilk kez itiraf etti.

Türkiye’nin en çalkantılı dönemi olan 90'lı yıllarda, Diyarbakır’da sokakların kandan beslendiği günlerde perdenin arkasında neler yaşandı? İslami kesimin insan hakları mücadelesindeki kalesi MAZLUMDER’in Kurucu Genel Başkanı ve eski AK Parti Diyarbakır Milletvekili İhsan Arslan, ölüm emrinin kendisine nasıl ulaştırıldığını ilk kez bu kadar net ifadelerle itiraf etti.

Hizbullah’ın kendi içindeki "Menzil" ve "İlim" odaklarının kanlı savaşını durdurmak için arabuluculuk yapmaya çalışan MAZLUMDER heyetinin, domuz bağlı cinayetlerin gölgesinde verdiği amansız mücadele, Fehmi Çalmuk’un satırlarında yeniden hayat buluyor.MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Ateş Hattında Bir Heyet: "Lice’de Daha Dumanlar Tütüyordu"

Dönemin canlı tanığı İhsan Arslan, Yılmaz Ensaroğlu’nun şahitliğinde, o dönem her an bedel ödemeyi göze alarak olayların üzerine nasıl gittiklerini şu çarpıcı sözlerle aktarıyor:

İhsan Arslan: "Bizim bu ekip gerçekten cesaretle ve özveriyle, bedel ödemeyi de göze alarak olayların üzerine gitmeye, tespitler yapmaya çalıştı. Biz Yılmaz Bey ile Silvan'da yıkılmış, yakılmış bir köye giderken giriş yasaktı. Jandarma tarafından ciddi bir müdahaleye maruz kalacağımızı göz önüne aldık ve yine de gittik. Beraber Lice'ye giderken de hakeza durum aynıydı; daha halen dumanlar tütüyordu. Yine o riski göze aldık. Güçlükonak'a giderken de aynı kararlılığı gösterdik."

MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!Diyarbakır Ofisindeki Gizli Pazarlık: "Sabaha Kadar Münakaşa Ettik"

Asıl büyük kırılma ve tehlike ise Diyarbakır’da, Hizbullah’ın iki acımasız kanadı karşı karşıya geldiğinde yaşanmıştı. Arslan, o geceyi ilk kez deşifre ediyor:

İhsan Arslan: "Menzil ile İlim grubu arasında ciddi bir çatışma var ve karşılıklı öldürmeler söz konusu. İlim tarafında Hüseyin Velioğlu var, Menzil tarafında rahmetli Fidan (Güngör) kardeşimiz var. Biz Müslüman, biz mümin olarak bir sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek üzere; mademki iki kardeşimiz, iki grup arkadaşımız çatışıyorlar ve kan dökülmeye başladı, o zaman bize sorumluluk düşüyor dedik. MAZLUMDER ekibi olarak gidip onların arasına girmek, onları dinlemek, yanlış yapana 'yanlış yapıyorsun' demek istedik. Gittik bir heyet oraya. Bütün gece sabaha kadar dinledik, mücadele ettik, münakaşa ettik. 'Etmeyin, eylemeyin' dedik. Yanlışa 'sen yanlış yapıyorsun' dedik ve döndük."

Bu noktada araya giren Yılmaz Ensaroğlu, kavramların birbirine karışmaması için hayati bir şerh düşüyor: "Menzil, Menzil Kitabevi'dir abi. Bir de Menzil cemaati var (karıştırılmasın)." Oturum Başkanı Beşir Atalay ise acı gerçeği yüzlere vuruyor: "Diyarbakır'da rahmetli oldu. O şeylerin öldürdüğü..."

Şok İtiraf: "Konuşursan Gereğini Yaparız! Seni Domuz Bağıyla Öldürürüz!"

Diyarbakır'daki bu tehlikeli temastan sonra gördükleri haksızlıkları kamuoyuna duyurmaya başlayan İhsan Arslan, kısa sürede açık hedef haline geldiğini ve kendisine doğrudan ölüm emri iletildiğini açıklıyor. Beşir Atalay ile İhsan Arslan arasındaki o kan donduran diyalog, dönemin karanlığını özetliyor:

İhsan Arslan: "Tabii görevi tamamlamamız gerekiyordu, artık bunu duyurmamız gerekiyordu. Ben çok konuşunca birkaç kere sert ikaz aldım; 'Ooo sen çok konuşuyorsun, bu işe karışma' diye. Yazılı olarak benim bir baba dostum üzerinden bana net, açık tehdit gönderdiler. 'Konuşmaya devam edersen biz gereğini yaparız' dediler." 

Beşir Atalay: "Seni de domuz bağıyla öldürürüz dediler. Evet." 

İhsan Arslan: "Evet, aynen böyle..."

MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Akılları Karıştıran Abdülkadir Aksu Diyaloğu: "Bizimkilerse Dururlar, Onlar İse Korkarlar!"

Aldığı bu net ölüm tehdidi üzerine İhsan Arslan, dönemin güçlü ismi Abdülkadir Aksu'nun kapısını çalar. Ancak Aksu’nun verdiği yanıt, 90'lardaki devlet, kontrgerilla ve örgüt sarmalının ne kadar iç içe geçtiğini gösteren cinstendir:

İhsan Arslan: "Abdülkadir Aksu Bey o zaman Emniyet Genel Müdürü'ydü (eski görevleri atıfla). Bana gelen o tehdit karşısında dedim: 'Abi durum bu, ne yapayım ben?' Dedi ki: 'Sen bunu ifşa et. Eğer bizimkilerse dururlar.' Çünkü kimin yaptığı belli değil o tehdidi, biliyor musun? Yani kontrgerilla diye bir şey var. Bir de işte Diyarbakır'da oluşmuş o yapı var, silaha tevessül eden yapı var. Ben bana gelen ikazlardan ve tehditlerden kimin yaptığını biliyorum esasında. Aksu dedi ki: 'Eğer onlar yaptıysa korkarlar, bizimkiler yaptıysa onlar da vazgeçerler. Git karakola.' Tamam mı?"

PolitikAdamcom'un’ın Tarihi Hafıza Notu: Kim Bu İsimler?

Abdülkadir Aksu: 31 Mart 1989 - 24 Haziran 1991 tarihleri arasında İçişleri Bakanlığı yaptı. Geçmişte Malatya Emniyet Müdürlüğü ve Emniyet Genel Müdürlüğü Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Menzil ve İlim grupları arasındaki kanlı çatışmaların 1992'de patlak verdiği dönemde ANAP Diyarbakır Milletvekiliydi.

İbrahim Sarı: Dicle Üniversitesi eski Tıp Fakültesi Genel Sekreteri. 1999 yılında üniversite köprüsü üzerinde Hizbullah tetikçileri tarafından önü kesildi. Kara çarşaf giydirilerek kadın kılığında kaçırıldı ve domuz bağıyla katledildi. Sarı dahil 20 kişinin ölümünden sorumlu olan 4 Hizbullah tetikçisi, 2023 yılında ‘yargılamanın yenilenmesi’ ve ‘infaz durdurma’ kararlarıyla serbest bırakıldı.

Fidan Güngör: Hizbullah’ın "Menzil" kanadının kurucusu ve lideri. 11 Eylül 1994’te sivil giyimli, kendilerini polis olarak tanıtan kişilerce bir taksiden indirilerek kaçırıldı. Tam 32 yıldır kayıp, cenazesine hâlâ ulaşılamadı.MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Arslan ve Atalay, yitip giden o gençlik için bugünden dönüp bakarak şu ortak hayıflanmayı paylaşıyor:

Beşir Atalay: "Hem Fidan'ı hem İbrahim'i (Sarı) domuz bağlı şeylerle öldürdüler yani..." 

İhsan Arslan: "Çok acı hatıralar... Çok gencimiz gitti ve hepsi de idealistti. Kitabevlerinde İslam'ı daha iyi anlamak ve yaşamak için bir çaba içine girmişlerdi ama maalesef kötü niyetler tarafından yönetilince istismar yapıldı."MAZLUMDER'in 32 Yıllık Sırrı Çıktı! Ak Partili Vekili İhsan Arslan'ı Konuşursan Gereğini Yaparız' Diye Tehdit Ettiler!

Yılmaz Ensaroğlu: "Aynı Gün Hem Velioğlu Hem İzzettin Yıldırım İçin Mücadele Ettik"

Haberin en can alıcı noktalarından biri ise Yılmaz Ensaroğlu’nun "ötekisi olmayan" adalet anlayışını anlattığı anlar oluyor. Ensaroğlu, hiçbir yapıyla özdeşleşmeden sadece insan haklarını savunmanın bedelini ve dengesini şu sözlerle özetliyor:

Yılmaz Ensaroğlu: "Onlarla özdeşleşmeme koruduğumuz bir ilkeydi. Çok somut bir örnek vereyim; biz hem Hizbullah tarafından kaçırılan İzzettin Yıldırım Hoca'nın cenazesinin bulunması mücadelesini veriyor idik, aynı gün yine Hüseyin Velioğlu'nun (Hizbullah lideri) cenazesinin ailesine teslim edilmesinin mücadelesini veriyorduk. Ya da aynı anda bir sol örgütten ya da PKK'dan bir kişinin yaşadığı işkence iddiasını soruştururken, aynı anda başörtülü öğrencilerin de başvurusunu almak zorundasınız. Hüseyin Hatemi Hoca'nın tabiriyle, hani adeta herkesin her an hiçbir çekingenlik duymadan, güvenle başvurabileceği bir yer olarak kalmak istiyorsanız; haksızlığa uğrayan insanlarla yardımlaşacaksınız ama onunla özdeşleşmekten de kendinizi koruyacaksınız."

 

Bakmadan Geçme

Politik Adam - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!