Körfez Savaşı'nın Gizli Tarihi: 'Türkiye'yi Savaştan Biz Kurtardık'

Sebilürreşad Dergisi'nin düzenlediği 'Turgut Özal'ı Anlama' toplantısında söz alan Vehbi Dinçerler, Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran Birinci Körfez Savaşı (1990-1991) sırasında perde arkasında yaşanan büyük güç mücadelesini ve hükümet içinde verilen 'savaşa hayır' kavgasını detaylandırdı.

Haberin Özeti

  • Eski Bakan Vehbi Dinçerler, 1990-1991 Körfez Savaşı’nı başlatanın ABD Büyükelçisi April Glaspie olduğunu, onun Saddam’ı savaşa ikna ettiğini iddia etti.
  • Dinçerler, Dışişleri Bakanının "mecburiyet" dediği BM kararını "davet" olarak düzelterek, Türkiye’nin savaşa katılma zorunluluğunu ortadan kaldırdıklarını anlattı.
  • Meclis’e sunulan tezkereye "tecavüz halinde müdafaa" maddesi eklenerek tadilat yapıldı; böylece Türkiye, Özal'ın arzularına rağmen sıcak savaştan uzak kaldı.

Eski Bakan Vehbi Dinçerler, Özal Döneminin En Kritik Tezkere Sürecini Anlattı

Sebilürreşad Dergisi’nin düzenlediği "Turgut Özal’ı Anlama" toplantısında söz alan Vehbi Dinçerler, Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vuran Birinci Körfez Savaşı (1990-1991) sırasında perde arkasında yaşanan büyük güç mücadelesini ve hükümet içinde verilen "savaşa hayır" kavgasını detaylandırdı.

Saddam’ı Savaşa Kim İkna Etti?

Dinçerler, Körfez Savaşı’nın başlamasına neden olan sürecin göründüğü gibi olmadığını belirterek çarpıcı bir iddiada bulundu: "Saddam'ı savaşa ikna eden, Irak'taki o Amerikalı kadın büyükelçidir (April Glaspie). Bunlar ispat edilebilir; yıllar sonra Amerikan Senatosu’nda bunu nasıl yaptığını bizzat ikrar etti. Biz o sırada büyük bir kavganın tarafı değildik, harp edecek bir gerekçemiz yoktu."

"Tercüme Krizi" ve Dışişleri ile Çatışma

Hükümet içinde yaşanan en büyük tartışmanın BM Güvenlik Konseyi kararının yorumlanması üzerine çıktığını anlatan Dinçerler, o günkü Dışişleri Bakanı ile yaşadıkları dil polemiğini şu sözlerle aktardı:

"Dışişleri Bakanımız önümüze İngilizce bir metin getirdi ve 'Harbe katılmaya mecburuz' dedi. Ben metni okudum, orada 'davet ediyor' (invites) yazıyor. 'Sen Türkçe bilmiyor musun?' dedim. İngilizceyi en iyi bilen arkadaşımız Güneş Taner’e verdim kağıdı, 'Şunu tercüme et' dedim. Tercüme etti; zorunluluk (obligation) ifade eden hiçbir kelime yoktu. Dolayısıyla tezkereyi imzalamadık."

Meclis’te Tarihi Tadilat: "Tecavüz Halinde Müdafaa"

Tezkere Meclis’e geldiğinde partinin (ANAP) ve muhalefetin kaynadığını belirten Dinçerler, hükümetin düşmesini engelleyecek ancak Türkiye’yi de fiilen savaştan uzak tutacak dâhiyane bir çözüm bulduklarını anlattı:

Önergeyle Değişiklik: “Eğer tezkere olduğu gibi geçseydi, doğrudan Irak'a harp ilanı olacaktı. Yıldırım Akbulut Bey'e gittik, durumu anlattık. 'Tecavüz edilirse müdafaa edeceğiz' şeklinde bir tadilat önerdik. Zaten tecavüz (saldırı) halinde müdafaa yasal bir haktır ama bu ifadeyle 'biz durup dururken saldırmayacağız' demiş olduk.”

Özal’ın Tepkisi: "Kaya Erdem Bey bu değişikliği yürürlüğe koydu ve tezkere o haliyle geçti. Turgut Bey rahmetli, elinden gelse bizi dövecekti; çünkü verdiği sözler ortada kaldı, kıyamet koptu."

15 Gün Sonra Gelen İnsani Tezkere

İlk tezkerenin bu şekilde "etkisizleştirilmesinden" iki hafta sonra yeni bir tezkerenin geldiğini belirten Dinçerler, "O tezkere, harbe sadece sağlık ve inşaat birlikleri gibi küçük ve insani unsurlarla katılmayı öngörüyordu. Ona itiraz etmedik ve o geçti," diyerek Türkiye’nin sıcak çatışmadan nasıl korunduğunu açıkladı.

BM Güvenlik Konseyi Karar Metni Çevirisi

"...ekonomik kaynaklar... 6. Güvenlik Konseyi, geçici içtüzüğünün 28. maddesi uyarınca; Konseyin tüm üyelerinden oluşan bir Güvenlik Konseyi Komitesi kurulmasına; bu komitenin Konsey adına aşağıdaki görevleri üstlenmesine ve gözlemlerini/tavsiyelerini Konsey'e rapor etmesine karar verir:(a) Genel Sekreter tarafından sunulacak olan, bu kararın uygulanmasındaki ilerlemeye ilişkin raporları incelemek;

(b) Tüm Devletlerden, bu kararda yer alan hükümlerin kendileri tarafından etkin bir şekilde uygulanması konusunda aldıkları önlemler hakkında daha fazla bilgi talep etmek."

Körfez Savaşı'nın Gizli Tarihi:

Vehbi Bey, paylaştığınız belgenin tam çevirisini ve bu belgenin Vehbi Dinçerler'in anlattığı o tarihi olaydaki yerini netleştiren teknik dökümü hazırladım.

İşte belgenin satır satır Türkçe karşılığı:

BM Güvenlik Konseyi Karar Metni Çevirisi

"...ekonomik kaynaklar... 6. Güvenlik Konseyi, geçici içtüzüğünün 28. maddesi uyarınca; Konseyin tüm üyelerinden oluşan bir Güvenlik Konseyi Komitesi kurulmasına; bu komitenin Konsey adına aşağıdaki görevleri üstlenmesine ve gözlemlerini/tavsiyelerini Konsey'e rapor etmesine karar verir:

(a) Genel Sekreter tarafından sunulacak olan, bu kararın uygulanmasındaki ilerlemeye ilişkin raporları incelemek;

(b) Tüm Devletlerden, bu kararda yer alan hükümlerin kendileri tarafından etkin bir şekilde uygulanması konusunda aldıkları önlemler hakkında daha fazla bilgi talep etmek."


Bu Belge Neyi Kanıtlıyor?

Vehbi Dinçerler’in konuşmasında bahsettiği "zorunluluk yok" tespiti, işte bu ve benzeri maddelerin diline dayanıyor. Belgede görüldüğü üzere BM, ülkeleri bir emirle savaşa sürmüyor; aksine:

  1. Bir izleme komitesi kuruyor.

  2. Ülkelerin bu kararları nasıl uygulayacağına dair bilgi talep ediyor.

  3. Üye devletleri sürece "katılmaya" veya "önlem almaya" davet ediyor.

Vehbi Dinçerler'in "Türkçe mi bilmiyorsun?" diye itiraz ettiği nokta tam da burasıdır: Metinde "Savaşa girmek zorunluluktur" (obligation) ifadesi yerine, devletlerin kendi mekanizmalarıyla kararları uygulaması ve bilgi vermesi isteniyor. Yani Türkiye'ye "Irak'a hemen saldırın" diyen bir BM emri bulunmuyor.

"Bölgemizdeki Savaşlar Bizim Savaşımız Değil"

Güncel jeopolitik duruma da değinen Dinçerler, Türkiye’nin komşu coğrafyalardaki çatışmalara bakış açısının nasıl olması gerektiğini şu sert sözlerle vurguladı: "Bölgemiz her an savaş çıkarılabilecek tehlikeli bir yer. Ama çok net söylüyorum; ne Suriye’de ne Suudi Arabistan’da ne de başka bir yerde çıkacak savaşların hiçbirisi bizim milletimizin savaşı değildir, olamaz! İdare edenlerin çok dikkatli olması lazım."

Obama Dönemi ve İran Örneği

Robert Gates’in hatıralarından bir örnek veren Dinçerler, Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın Amerika’yı İran’a karşı savaşa kışkırtmaya çalıştığını ancak Amerikan heyetinin "O bizim değil, sizin savaşınız" cevabını verdiğini hatırlattı. Dinçerler, bugün de İsrail ve bölgesel güçlerin Amerika’yı kendi çıkarları için kullanmaya çalıştığını belirterek, Türkiye’nin bu tuzaklara düşmemesi gerektiğini söyledi.

"Basiretli Tedbirler Başarıyla Sürmeli"

Konuşmasını mevcut devlet yönetimine bir dua ve temenni ile bitiren Dinçerler, "Devleti yönetenler şu ana kadar son derece basiretli tedbirler aldılar ve süreci götürüyorlar. İnşallah bu basiretli tavır lehimize sonuçlanarak devam eder," dedi.

Bakmadan Geçme

Politik Adam - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0538 483 25 53
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!